Tapu Sicilinin Tutulmasından Doğan Zararlar

Yavuz+ Avukatlık Bürosu

Tapu Sicilinin Tutulmasından Doğan Zararlar

27 Ocak 2026

Taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklarda en sık karşılaşılan sorunlardan biri, tapu kayıtlarına duyulan güvenin sarsılmasıdır. Tapu sicilinde yer alan kayıtların hatalı olması, eksik tutulması ya da gerçeğe aykırı şekilde oluşturulması, taşınmaz maliklerinin ciddi hak kayıpları yaşamasına neden olabilmektedir. İşte bu noktada Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesi devreye girmektedir.

TMK m.1007, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan dolayı devletin sorumluluğunu düzenleyen temel hükümdür.

TMK Madde 1007 Ne Düzenler?

Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesine göre, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan devlet sorumludur.

Bu düzenleme ile tapu siciline güvenen kişilerin korunması amaçlanmıştır. Kişiler, tapu kayıtlarına dayanarak işlem yaptıklarında, bu kayıtlardaki hatalar nedeniyle zarara uğramaları halinde devlete karşı tazminat talebinde bulunabilmektedir.

Tapu Sicilinin Tutulmasından Ne Anlaşılır?

Tapu sicilinin tutulması kavramı, yalnızca kayıtların yazılmasından ibaret değildir. Uygulamada bu kavram geniş yorumlanmaktadır.

Tapu sicilinin tutulmasından anlaşılması gereken işlemler arasında şunlar yer alır.

• Tescil işlemleri
• Terkin işlemleri
• Şerh ve beyanların işlenmesi
• Tapu kayıtlarının hatalı veya eksik oluşturulması
• Gerçeğe aykırı kayıtların düzeltilmemesi

Bu işlemlerde yapılan hatalar, TMK m.1007 kapsamında devletin sorumluluğunu doğurabilir.

Devletin Sorumluluğu Hangi Şartlarda Doğar?

TMK m.1007 uyarınca devletin sorumluluğundan söz edilebilmesi için bazı şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.

• Tapu sicilinin tutulmasına ilişkin bir hukuka aykırılık bulunmalıdır
• Bu hukuka aykırılık nedeniyle bir zarar doğmuş olmalıdır
• Meydana gelen zarar ile tapu sicilindeki hata arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır

Bu şartların varlığı halinde, kusur aranmaksızın devletin sorumluluğu gündeme gelir. Yani zarar gören kişinin, tapu görevlisinin kusurunu ispat etmesi gerekmez.

Devletin Sorumluluğu Kusursuz Sorumluluk mudur?

TMK m.1007 kapsamında düzenlenen sorumluluk, kusursuz sorumluluk niteliğindedir. Devlet, tapu sicilinin doğru tutulmasını sağlamakla yükümlü olduğundan, kusuru olmasa dahi doğan zarardan sorumlu tutulur.

Bu durum, tapu siciline duyulan güvenin korunması açısından büyük önem taşır. Zarar gören kişi, doğrudan devlete karşı tazminat davası açabilir.

Tazminat Davası Kime Karşı Açılır?

TMK m.1007 kapsamında açılacak tazminat davaları, Hazine’ye karşı açılır. Tapu memurlarına veya tapu müdürlüğüne doğrudan dava açılması mümkün değildir.

Uygulamada En Sık Karşılaşılan Durumlar

TMK m.1007 uygulamasında sıklıkla karşılaşılan bazı durumlar şunlardır.

• Aynı taşınmazın birden fazla kişiye tescil edilmesi
• Hatalı yüzölçümü veya sınır bilgileri
• Mülkiyet hakkını etkileyen şerh ve beyanların eksik işlenmesi
• Geçersiz işlemlere dayanılarak tescil yapılması

Bu tür hallerde, taşınmaz maliklerinin uğradığı zararlar için devletin tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.

Zamanaşımı Süresi

TMK m.1007 kapsamında açılacak tazminat davalarında zamanaşımı süresi, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren işlemeye başlar. Her somut olayda zamanaşımı değerlendirmesi ayrıca yapılmalıdır.

Bu nedenle tapu sicilinden kaynaklanan bir zarar söz konusuysa, vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme yapılması önemlidir.

Sonuç

TMK madde 1007, tapu siciline duyulan güvenin korunmasını amaçlayan ve taşınmaz hukukunda büyük öneme sahip bir düzenlemedir. Tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle zarara uğrayan kişiler, devlete karşı tazminat talep edebilirler.

Ancak her tapu hatası otomatik olarak devletin sorumluluğunu doğurmaz. Zararın varlığı, hukuka aykırılık ve illiyet bağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Bu nedenle TMK m.1007’ye dayalı taleplerde, sürecin uzman bir avukat tarafından yürütülmesi hak kaybı yaşanmaması açısından büyük önem taşır.

Tapu sicilinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve tazminat talepleri hakkında detaylı bilgi almak için Yavuz + Avukatlık Bürosu olarak hukuki destek sunmaktayız.

Paylaş
Scroll to Top